Medikal Sektör, Kamudan Alacakları İçin Harekete Geçti

TÜMDEF, MASSİAD, ARTED, ORDER ve SADER’den oluşan Sağlık Platformu geciken Üniversite Hastaneleri ve Sağlık Bakanlığı hastanelerinden alacakları ile ilgili bir açıklama yayınladı.

TÜMDEF (Tüm Tıbbi Cihaz Üretici ve Tedarikçi Dernekleri Federasyonu), MASSİAD (Tıbbi Cihaz Üretici ve Tedarikçileri Derneği), ARTED (Araştırmacı Tıp Teknolojileri Üreticileri Derneği), ORDER (Ortopedi ve Omurga Cerrahisi Tıbbi Malzeme İmalatçıları, İthalatçıları ve İhracatçıları Derneği) ve SADER (Sağlık Gereçleri Üreticileri ve Temsilcileri Derneği)’den oluşan Sağlık Platformu geciken Üniversite Hastaneleri ve Sağlık Bakanlığı hastanelerinden alacakları ile ilgili Aksiyon Planı / Aksiyon-I çalışmaları kapsamında bir açıklama yayınladı. Hazırlanan açıklama metni; T.C. Sağlık Bakanlığı, T.C. Ekonomi Bakanlığı, T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Sağlık Endüstrileri Yönlendirme Komitesi Başkanlığına gönderildi. Sağlık Platformu açıklaması şöyle: “Biz Tıbbi Cihaz Üretici, İthalatçı ve Tedarikçileri, bugün, “ varlık, yokluk” sorunuyla karşı karşıyayız. Çok uzun zamandır, Üniversite ve S.B Hastaneleri’nden alacaklarımızı bize taahhüt edilen sürelerde tahsil edemiyoruz. Bize ihale şartname ve sözleşmeleri ile taahhüt edilen ödeme vadeleri, Üniversite Hastaneleri için 120-180 gün, S.B Hastaneleri için 120-150 gün iken, bu vadeler Üniversite Hastaneleri için ortalama 1000 güne ve S.B Hastaneleri için ortalama 250 güne ulaşmıştır.

Üniversite Hastanelerinde yıllar öncesinden başlayan ve Sektör’ü çok ciddi mali darboğaza sokan, anlaşılamaz, idrak edilemez, inanılması güç ödeme vadeleri (ortalama üç yıl, yanlış okumuyorsunuz, 3 yıl) sorununun çözülmesini beklerken, üzerine S.B Hastanelerinin ödemelerini aylarca geciktirmesi eklenmiştir. SEKTÖRÜN NEFES ALACAK HALİ KALMAMIŞTIR. Birçok meslektaşımız kapıya kilit vurmuş, birçoğu kredi ve borç batağına saplanmış, birçok meslektaşımız da fiilen batmıştır.

Bu ortamda ne yerelleştirme projelerine teklif hazırlayabiliyoruz veya ortak olarak yer alabiliyoruz, nede yeni bir ürün imalatına geçebiliyoruz. Doğal olarak, sektörün duayen firmaları olarak kapımızı çalan Türkiye de yatırım yapmak isteyen yabancı yatırımcılara da ne diyeceğimizi bilemiyoruz.

Meslektaşlarımız, artık varlık nedenlerine aykırı olarak ticari işlerini yapamama noktasına gelmişlerdir. Bırakalım, teknoloji ve istihdam üretmeyi, günü nasıl kurtaracaklarından başka bir şey düşünemez olmuşlardır; İşyeri yolunda ayakları geri geri gitmektedir. Meslektaşlarımızın neredeyse yaptıkları işe inançları kalmamıştır. Bu süreç tersine çevrilmedikçe, sonuçları hem Sektör ve hem de Ülke için ağır olacaktır. Vergilerini, primlerini düzenli olarak ödeyen, Kamu alanının bütün düzenlemelerine iyi niyetle sonuna kadar katılan ve uyum gösteren Sektörün çalışkan ve vefalı oyuncuları süratle kaybolma noktasına gelecektir. Bu Sektör, son yıllarda, Kamusal Alan’ın, Tedarik alanını düzenlemek, Kamu Hastane ve Kurumlarının çıkarlarını korumak üzere, Ödeme, Teslimat, Fiyatlar, Kayıt, Sertifikasyon alanlarında yaptığı sayısız mevzuat değişikliğine, kendi çıkarlarını arka plana atarak, bu düzenlemelerin içerdiği her türlü maliyet ve iş yüküne rağmen sessizce ve iyi niyetle uyum göstermiş, Sektör’ün, hak ve hukukunun sağlanması ve korunması için yaptığı sayısız girişim ve çabaya çoğunlukla cevap alamamasına rağmen bu uyum ve iyi niyetinden taviz vermemiştir. SEKTÖR, ÖDEMELER KONUSUNDA BU KEYFİYETİ HAKETMEMEKTEDİR.

Sizlerin çalışma kapsamında öncelikli olarak yer alan “Sağlıkta Dönüşüm; Yatırım, İhracat, Teknoloji geliştirme” konuları, yine sizlerin çalışma kapsamınızda yer alan “Geri Ödeme” sorunundan bağımsız olarak ve “Hayat normal akıyormuş“ gibi değerlendirilemeyecek noktaya gelmiştir. Bu yazı bu nedenle kaleme alınmıştır. Çünkü Meslektaşlarımızın ticari hayatı ve Mesleğin hayatı tehdit altındadır. İnsaf ve mantık boyutlarını çoktan geçmiş ve artık katlanılamaz hale gelen alacaklarımızın derhal ödenmesi zaruri bir hal almıştır. Ayrıca, ödeme konusunun keyfiyet olmaktan kurtarılması ve Sektör’ün güvenle ve istikrar içinde geleceği planlayabilmesi için yasal ve mevzuat değişikliklerin bir an önce yapılması gerekmektedir. Bu vesile ile Sektörümüzün durumunu aktarmak, alınabilecek önlemleri görüşmek üzere tarafınızdan acil olarak görüşme talep etmekteyiz.”

Kaynak: http://www.medikalnews.com/